28 Şubat 2011 Pazartesi

Çiçek anahtarlık

Yorucu bir cumartesinin ardından, güne bizim aile için bir pazar klasiği olan kreple başladık.Ölçüsünü tamamen ben uydurdum.Üzerine ne arzu ederseniz koyup afiyetle yiyebilirsiniz.
4 kişilik aile için;
Ölçü :       2 yumurta
                2 su bardağı süt
                2 su bardağından 1-2 parmak az un
                Tuz
Tarifi :      
Yumurtalar istenildiği kadar tuz ile iyice çırpılır.Süt ilave edilerek çırpmaya devam  edilir. Son olarak da topaklanmaması için azar azar un eklenir. Tavada az sıvı yağ ile pişirilir.



     
Bu güzel kahvaltının ardından günümüz evde tembellikle geçti.Bu arada tembellik dediysem boş durmadım tabii ki ve beğeneceğinizi umduğum bu çiçek anahtarlığı yaptım. Yapılışını buradan buldum.Daha büyük boyutta yapılıp tutacak olarak da kullanılabilir.











26 Şubat 2011 Cumartesi

Kartepe

Dün akşam aniden karar verip, sabah erkenden yola çıktık ve kendimizi Maşukiye'de Kartepe sapağında bulduk. Buraya kadar herşey iyiydi.Tepeyi tırmanmaya başladığımızda açıkçası kar olmama ihtimali var mı diye düşünmedim değil. Hatta kızım "Anne kar yoksa ne yapacağız?" diye sorduğunda "Negatif enerji yayma!" şeklindeki çıkışıma rağmen içimde bir endişe vardı.Çıkışımız sürerken hafif hafif sis başladı, ardından da kar yağışı ve nihayetinde buzlanma...Tabii ki havadaki bu hızlı değişim bizi etkilemiş de olsa, kar olması nedeniyle içimizde büyüyen sevince engel olamadık ve tıkanan trafiği fırsat bilip kendimizi dışarı attık.Eşimi arabada bıraktık ve tepeye doğru yürümeye başladık.Çocuklar çok oyalandıkları ve kayan arabalardan kaçmaya çalıştığımız için çıkışımız oldukça uzun sürdü, ama nihayet tepeye vardığımızda büyük bir zafer kazanmışcasına mutlu olduğumuzu itiraf etmeliyim. Bu arada eşim bizden önce otele varmıştı bile...
Bayanlar tuvaletindeki uzuuuun kuyruğu atlattıktan sonra, dağa çıkıp sucuk-ekmek yemeden olmaz diyerek ilk gördüğümüz yere girdik ve bir güzel karnımızı doyurduk ve hesabı istedik.Meğerse adamların sattığı sucuk-ekmekler altın tozuna batırılmış da biz anlayamamışız.Ancak hesabı görünce dank etti.Neyse bunu da sineye çektik, eğleneceğiz ya kararlıyız...
Nihayet çocukların hevesle beklediği kısma gelmiştik: Kızakla kayma...Yuppiiiiiiii...Bu kısımdan çocuklar acayip zevk aldı.Sadece bunun için bile o yolu gitmeye değerdi zaten...Kalabalığın elverdiği kadarıyla bol bol kaydılar, kara sereserpe uzanıp kar meleği yaptılar ve sonra da kartopu savaşında hepimizi mahvettiler. Başı biraz tatsız başlasa da sonu çok keyifliydi.
Her ikisi de kardan adam haline gelip titremeye başlayınca, toparlanıp üstümüzü değiştirdik ve dönüş yoluna koyulduk. Tabii tahmin edersiniz ki, arabaya biner binmez Zeynep de Zehra da derin bir uykuya daldılar...Bu güzel karlı güne böylece nokta koymuş olduk. Açıkçası temiz hava bana da çok iyi geldi.Umarım iyi bir uyku çekerim bu gece...




24 Şubat 2011 Perşembe

Harika Boyunluklar

Bugün annemin yapmış olduğu boyunlukları ve bereyi paylaşmak istiyorum...Ellerine sağlık anneciğim...









22 Şubat 2011 Salı

Kartanesi beresi

Geçenlerde göstermiş olduğum berelerden birini daha paylaşmak istiyorum.
Yün koleksiyonumdan yine değişik bir yünle ve 4 nolu tığ ile kare bir parça hazırladım.Üzerine Eminönü'nden aldığım kartanesi şeklindeki keçelerden birini, en üstede büyük kızımın lastiği gevşeyen tokasından elde ettiğim parçayı yapıştırdım.




Bu arada dün yaptığım kabak tatlısını da paylaşmak istiyorum. Kabak tatlısı bizim (özellikle eşimin) çok sevdiğimiz bir tatlıdır.Dilimli olarak aldığım balkabağını, evde ayıklayıp böldükten sonra, büyük bir tencereye aralarına toz şeker koymak suretiyle kat kat dizdim. Kapağını kapatarak suyunu bırakmasını bekledikten sonra, kendi suyunda ve kısık ateşte yumuşayıncaya dek pişirdim. Kabağın kendisi tatlı olduğu için şeker ölçüsü veremiyorum.Bu ilk pişme aşamasından sonra tadına baktım, şekeri az geldiği için fırın tepsisine dizdikten sonra üzerine biraz daha ilave ettim ve yaklaşık 25-30 dakika fırınladım. Üzerine kaymak ve iri kırılmış ceviz ekleyerek afiyetle yedik.
Bu pişirme usulünü çok sevgili annemden öğrendiğimi de eklemek isterim.







21 Şubat 2011 Pazartesi

Battaniye Modelleri

Bugün birkaç battaniye modeli paylaşmak istiyorum. Umarım işinize yarar.








19 Şubat 2011 Cumartesi

Zamana yayılan bolero

Adından da anlaşılacağı üzere, büyük kızım Zeynep için düşündüğüm, yapımı çok uzun süren bu bolero sonunda bitti. İlk başladığımda ikinci kızıma hamileydim. Nerdeyse çoğunu örmüştüm ve dikilmek üzere bıraktım.Zehra'nın doğumu ve takip eden günlerdeki telaş içinde boleroyu bir kenarda unuttum.Özellikle 2 çocuk sahibi olanların tahmin edeceği üzere, uzun bir zaman  elime alamadım. Bu arada Zehra 3 yaşına geldi. Geçenlerde malzemelerimi karıştırırken rastlayınca çok sevindim. Hemen Zeynep'i çağırıp prova yaptık, aradan geçen yıllar içerisinde büyüyen kızıma tabii ki kısa geldi.Kollarına manşet örüp ekledim, yakasını örüp tamamladıktan sonra bir de çiçek uydurup monte ettim...Ta taaaam...İşte "Zamana yayılan bolero" nun hikayesi...


Önce fantazi lastik denilen modelle (iki ters iki düz lastik şeklinde, yalnız gidiş ve dönüşte düz ilmeklerin yerini değiştirerek) ve 5 nolu şiş ile dikdörtgen bir parça ördüm.Uzunluğu aşağı yukarı bilekten bileğe kadar, genişliği de boyundan bele kadar olacak şekilde dikdörtgeni tamamladım. Parçayı uzunlamasına ikiye katlayarak her iki uçtan kol altlarına kadar olan kısmı diktim.

Bilek genişliğinde iki ters iki düz lastik örüp kollarına ekledim. Yaka çevresinden ilmek alarak yine iki ters iki düz şeklinde yakayı oluşturdum





Çiçek için 15 ilmek attım.Sırasıyla önce 10 ilmek düz örüp döndüm, sonra *5 ilmek düz örüp döndüm, tekrar 10 örüp döndüm *, ** arasını tekrar ederek volanlı bir parça elde ettim. Elimde yuvarlarken altından dikerek tutturdum ve yakasına diktim. Umarım beğenmişsinizdir.

18 Şubat 2011 Cuma

Çocuklar için Parmak Kız beresi




Berelerden sarı olan, Parmak Kız temasıyla meydana çıktı. Eminönü'nden birkaç değişik ip almıştım. Onlardan birini kullanarak tığla katmerli gül yaptım. Üzerine de IKEA'dan aldığım parmak kuklalardan birinin içini yine eski bir yastığın içinden çıkardığım elyafla doldurup altını dikişle kapattım. Hepsini üstüste yerleştirip diktim. Baktım biraz eksik gibi gelince hemen kurdeleden fiyonk yapıp konduruverdim. Kızım da mankenliği yaptı sağolsun.